Geçen hafta Amerikan Üniversiteler ve Kolejler Birliği (AAC&U) tarafından yayımlanan The AI Challenge: How College Faculty Assess the Present and Future of Higher Education in the Age of AI başlıklı rapor, bazı akademisyenlere göre yükseköğretimde ciddi bir krize işaret ediyor.
1.000’den fazla öğretim üyesinin %90’ı, ChatGPT ve Copilot gibi üretken yapay zekâ (GenAI) programlarının öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini zayıflatacağından endişe duyduğunu; yüzde 95’i ise öğrencilerin yapay zekâ araçlarına aşırı bağımlılığının artacağını düşündüğünü belirtti.
California’daki College of Marin’de yazma, okuma, eleştirel düşünme ve araştırma becerileri dersleri veren Profesör Ann Mills, kurumların ve öğretim üyelerinin yapay zekâ okuryazarlığını öğretme çabalarına rağmen aşırı bağımlılığın arttığını, öğrenme kaybı ve eleştirel düşünme becerilerinde azalma olduğunu ifade etti. Georgetown Üniversitesi’nde öğrenme, tasarım ve teknoloji alanında ders veren ve öğretim üyelerine yapay zekâ konusunda mentorluk yapan gelecek araştırmacısı Profesör Bryan Alexander da sonuçların kampüslerde gözlemlediği kaygı ve belirsizlikle örtüştüğünü ifade etti.
Katılımcıların %80’inden fazlası, bölümlerinde yapay zekâ araçlarının benimsenmesinde öğretim üyelerinin direncinin bir engel olduğunu, %83’ü ise bu direncin temel nedeninin araçlara aşinalık eksikliği olduğunu söyledi. Ayrıca %69’luk bir çoğunluk, sınıfta GenAI okuryazarlık ile ilgilendiğini ve öğrencilerin bu sistemlerin önyargı üretme, halüsinasyon, yanlış bilgi ve deepfake üretme kapasitesi, gizlilik ve siber güvenlik riskleri ile çevresel etkilerini anlamasının önemli olduğunu ifade etmektedir. Katılımcıların %83’ü dikkat sürelerinin azaldığını bildirdi.
Mills, eleştirel düşünmeyi iki aşamalı bir süreç olarak tanımlıyor: Başkasının ne söylediğini anlamak ve buna ilişkin kendi değerlendirmesini geliştirmek; ardından bu anlayışı daha geniş bir tartışmaya katkı sunacak biçimde kullanmak. Bu durumda, üretken yapay zekâ bir derece farkı değil, nitelik farkı yaratıyor çünkü her bilişsel görevi kolayca dışsallaştırma imkânı sunuyor. Akademik dürüstlük konusunda yaşanan sorunların yanı sıra GenAI araçlarının hatalı sonuçlar verdiği belirtiliyor. Değerlendirme süreçlerinde bazı güvenlik önlemlerine ihtiyaç olduğu savunuluyor. Anketin dikkat çekici bir başka sonucu, öğretim üyelerinin kendi GenAI kullanımlarına ilişkin tutumları oldu. Katılımcıların yarısı bir ders izlencesinin ilk taslağını yapay zekâ ile hazırlamayı kabul edilebilir bulurken, %30’u kopya olarak değerlendiriyor.
Sonuç olarak, eleştirel düşünme, derin okuma ve bağımsız analiz gibi temel akademik becerilerin korunması için yükseköğretim kurumlarının daha net sınırlar ve pedagojik stratejiler geliştirmesi gerekiyor.
(University World News, Nathan M Greenfield, 28 Ocak 2026 tarihli yazıdan yararlanılmıştır.)
