Başarılı insanların hayat hikâyelerini okuduğumuzda genellikle belirli rutinlerinin olduğunu görürüz. Her ne şartta olurlarsa olsunlar belirledikleri, yapmak istedikleri şeyler için hep vakitleri vardır. Filozof William James, bu konuda kendi günlüğüne şöyle bir not düşmüştür: “Ancak düzene dair alışkanlıklar edindiğimiz zaman gerçekten ilginç olan eylem alanlarına ilerleyebileceğimizi hatırla, atlanan bir bağlantının sonsuz sayıda bağlantıyı geçersiz kıldığını asla unutma!”
Belli alışkanlıklar edinmeyle bünyemizin kazanacağı irade gücü ve bu güçle elde edebileceğimiz başarılar, aynı zamanda günlük rutinlerimizde yaşayacağımız en küçük aksaklığın bize getirebileceği zarar, bu cümleyle oldukça net bir şekilde ifade edilmiş. Yine aynı filozofun şu sözleri de oldukça dikkat çekicidir: “Gündelik yaşamımızın detaylarını otomatikliğin zahmetsiz bölgesine çektiğimiz oranda zihnimizin yüksek güç leri, kendilerine uygun çalışmaları gerçekleştirmek için serbest kalacaktır. Kimse, kararsızlıktan başka hiçbir alışkanlığı olmayan insandan daha perişan durumda değildir.”1
ALIŞKANLIK EDİNME TEKNİKLERİ
İnsan fıtratı başarılı olmayı ister. Kuşkusuz çoğumuz başarılı kimseler olabilmek için çok çaba sarf ettik veya etmeye devam ediyoruz. Belki de internetten motivasyonumuzu arttırmak için videolar izliyoruz. Eğer böyle videoları araştırmak isterseniz karşınıza çıkacak şeylerin yarısından fazlasının, bazı alışkanlıkları edinmeyi bilmekle alakalı olduğu[1]nu göreceksiniz. Örneğin, “Pomodoro Tekniği” oldukça meşhur olan bu teknik masa başına oturmayı -tabiri caizse- eziyet olarak görenler için sadece 25 dakika çalışıp 5 dakika ara vermeyi öğütler. Böylece kişi gün içinde bu tekniği yineleyerek motivasyonunu taze tutmayı başarabilecek ve yavaş yavaş vaktini daha az zayi etmeye başlayacaktır.
Yine belli bir rutin edinme[1]ye yönelik tekniklerden biri de “Zinciri Kırma” yöntemidir. Bu yöntemde haftalık, aylık veya yıllık bir çizelge oluşturulur. Örneğin, hedefimizin her gün yarım saat kitap okumak olduğunu varsayalım. Bunu başardığımız her gün için çizelgemizdeki kutucuklar doldurulur ve bu şekilde kusursuz bir zincir oluşturmaya çalışılır. Burada yazımızın başında William James’in zikrettiği cümleyi tekrar etmek de fayda var: “… Atlanan bir bağlantının sonsuz sayıda bağlantıyı geçersiz kıldığını asla unutma!” Evet, hedef tam olarak bu: Zaruri durumlar hariç hiçbir zincir bağlantısını atlamayarak rutinimizi oluşturmak. Çünkü sebepsiz olarak kırdığımız her zincir bizi alışkanlık edinme nimetinden mahrum bırakacaktır.
NASIL YANİ HAYATIMIZ TEKDÜZE Mİ OLACAK?
Günlük rutine sahip olmak kulağa çok hoş gelmeyebilir. Ne yani biz robot muyuz ki her gün şu saatte şunu, bu saatte bunu yapacağım diyerek planlar oluşturalım? Hem de her gün! Hiç sanmıyorum. Bu tarz itirazları duyar gibiyim. Şöyle bir düşünelim… Kaçımızın sabah uyandığında yaptığı ilk iş telefonuna bakmak değil? Veya yatarken kaçımız öncelikle sosyal medya hesaplarını kontrol etmiyor? Yahut kaçımız her gün mutlaka gereksiz videolar içinde kendini kaybolmuş olarak bulmuyor?
Kısaca hepimizin içine hapsolduğu rutinleri var. Genellikle akıllı telefonlar gibi zihni uyuşturan rutinleri tekdüze yaşamak olarak görmezken belli bir programa sahip olmayı yani zihnimizi daimi bir şekilde uyanık tutmayı korkunç bir kâbus gibi görebiliyoruz. Hâlbuki edinemediğimiz her yararlı rutinin yeri, zararlı bir rutin tarafından kapılmak üzere veya çoktan kapılmış vaziyettedir.
NEDİR BU YARARLI RUTİN?
Yararlı rutinler deyince aklımıza hemen günlük şu kadar kitap okumak veya şu kadar ders çalışmak gelmesin. Yararlı rutinler ya dünyaya ya ahirete hatta en güzeli ikisine birden yarayacak düzenli alışkanlıklardır. Bu, günlük bir saat ilimle uğraşmak olabileceği gibi haftada bir akraba ziyareti yapmak veya kafamızda birikmiş olan işleri teker teker halledebileceğimiz herhangi bir planlama olabilir. Herkesin kendi fıtratına göre belli aralıklarla tekrar etmeyi planladığı faydalı işler, az dahi olsa zamanla insan hayatında büyük farklılıklar meydana getirecektir. Efendimizin bir Hadis-i Şerifinde buyurduğu gibi: “Allah katında amellerin en makbulü az da olsa devamlı olandır.” Çünkü devamlılık bereketlidir. Birçok işi bir anda halledip uzun müddet tembellik etmek insan bünyesinin tembelliğe alışması ve belki de bir sonraki yapması gereken şeylerin kuyusunu kazmasıdır.
MANEVÎ RUTİNLERİMİZ
Alışkanlıklar bir diğer deyişle rutinler edinmek, zamanı gerektiği gibi değerlendirmek açısından oldukça mühimdir. Beş vakit kılınan namaz, her sene Ramazan ayında tutulan oruç, Allah’ın insana bahşetmiş olduğu rutinlerdir. Allah Teâlâ’nın bizlere bahşettiği rutin şekilde devam etmesi gereken ibadet nimeti, insanı, yaşadığı çalkantılı ruh hâllerine teslim etmemektir. Eğer insan kendini, ruh hâllerine göre hareket etme alışkanlığından kurtaramazsa sadece ibadetlerinden değil yapması gereken diğer işlerinden de geri kalacaktır. Bu da hem dünyada hem de ahiret[1]te hüsrana sebebiyet verebilecek bir tehlikedir. Rabbim hepimizi muhafaza eylesin.
RUH HÂLİMİZE TESLİM OLMAYALIM
Günlük hayatımızda hepimizin, farkında olsak da olmasak da rutinleri var. Öncelikle herkes kendine “Benim rutinim ne?” sorusunu sormalı. Bu soruyu net bir şekilde cevapladıktan sonra değiştirmek istediklerimize karar vermeli ve onların yerine koymak istediğimiz alışkanlarımızı netleştirmeliyiz. Yeni edinmek istediğimiz alışkanlık gerçekten hayatımızda eksikliğini hissettiğimiz bir şey olmalı. Çünkü eski alış[1]kanlıkları terk etmek için yerine gelecek alışkanlığın bize sağlayacağı yarardan emin olmalıyız. Böyle olması hiç de kolay olmayan bu işi yerine getirmek için daha çok azim verecektir.
Fakat ne olursa olsun motive olmak için beklememek, buradaki en önemli anahtardır belki de. Motive olduğumuz zamanlar, rutinlerimize bazı eklemeler yapabileceğimiz zamanlardır. Yararlı rutin sahibi olabilmek ise motivasyonla olacak bir durum değildir. Şu an harekete geçmek elimizdeki tek çözümdür. Uygun zamanı beklediğimiz sürece gelmeyecek. Çünkü tek uygun zaman elimizdeki “An”dır.
Yazımızı, Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) daimi olarak tekrar ettiği duayla sonlandıralım: “Allah’ım Beni göz açıp kapatıncaya kadar, hatta ondan daha az bir zaman bile nefsimle baş başa bırakma.”
1 ”Mason Currey, Günlük Ritüeller”