Hüma Dergisi Bülten Kaydı

İlham veren içerikler, eğitimden kültüre, İslami ilimlerden psikolojiye, tarihten edebiyata kadar pek çok alanda keyifli bir yolculuk için doğru adrestesiniz. Yeni ve zengin içeriklerimizden haberdar olmak, özel bültenlerimize erişmek ve güncellemelerden anında haberdar olmak için ailemize katılın! E-posta bültenimize kaydolarak en son içeriklerimizi kaçırmayın. Hemen kaydolun, Hüma Dergisi'nin ayrıcalıklı okuyucu ailesine katılın!

Menü

Cuma, Nisan 4, 2025

Rabbanî Bir Âlimden Manevi Bir Sığınak

Özlem Sarıkaya
İstanbul Üniversitesi-İlahiyat

Paylaş

Hicrî VII. asrın âlimlerinden olan ve asrın kutbu olarak anılan Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Şeref b. Mürî en-Nevevî, h.631/m.1234 yılında Suriye’nin güneyinde yer alan Nevâ köyünde dünyaya gelmesi sebebiyle Nevevî nisbesiyle ün kazanmış ve İmam Nevevî olarak zihinlerde yer etmiştir.

Henüz on yaşlarındayken babasının dükkanında çalışmaya başlayan Nevevî, ticaretle uğraşmayı pek sevememiştir. Bu sırada çevresindeki bazı âlimlerden ilimler almıştır. Yâsîn b. Yûsuf el-Mürrâkişî isminde mübarek bir zatın Nevâ köyünü ziyaret ettiği sırada arkadaşlarının oyun oynama teklifine karşılık Kur’an okumayı tercih eden Nevevî, Mürrâkişî’nin dikkatini çekmiştir.[1] Bir süre gözlemledikten sonra onun hocasıyla görüşerek bu çocuğun ileride önemli bir âlim olacağını tahmin ettiğini ve onunla özel ilgilenilmesi gerektiğini söylemiştir. Bu tavsiyelerle birlikte babası ve hocası onun ilmi hayatına daha çok destek vermiştir. On dokuz yaşlarında babasıyla beraber ilim tahsili için Dımaşk’e giden İmam Nevevî, dönemin önemli isimlerinden olan Şemseddin Abdurrahman el-Makdisî’den ders almıştır. Bu tedrisattan sonra bölgenin önemli medreselerinden, Revahiyye Medresesi’nde ilim tahsil etmeye başlamıştır. Özellikle ilk yıllarda tanınmış fakihlerden ve âlimlerden yoğun dersler alan Nevevî’nin bazı hocalarını zikredecek olursak, bunlar; Ebû İshak Ömer el-Vâsıtî, İbrâhim el-Endelüsî, Ebü’l-Ferec İbn Kudâma gibi âlimlerdir.[2]

Kütüb-i Sitte, İmam Malik’in Muvatta’ı, Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i başta olmak üzere hadis ve hadis usulü eserlerini, ünlü fakihlerin oldukça hacimli ve önemli eserlerini okumuş ve ezberlemiştir.

HADİS ÂLİMLERİNİN EFENDİSİ

Zehebî tarafından “Hadis âlimlerinin efendisi” olarak anılan ve hadis ilminin otoritesi sayılan İmam Nevevî’de âdeta ilim, takva ve zühd vücut bulmuştur. Nebevî hayatla meşgul olan Nevevî’nin ilmi, amellerinde de zuhur etmiştir. Kendi döneminde ve sonrasında ilmiyle, eserleriyle ve zahidâne yaşantısıyla Müslümanlara âdeta bir kandil gibi yol göstermiştir.

Aralarında meşhur âlim İbnü’l-Attâr ed-Dımaşkī ve Abdurrahman el-Mizzî’nin de bulunduğu birçok talebe yetiştirmiştir. Ömrünü ilme vakfetmiş olan Nevevî çeşitli medreselerde de hocalık yapmıştır. 24 Receb 676’da memleketi Nevâ’ya dönerek orada vefat etmiştir.[3]

EVİ SAT, EZKÂR AL

Şüphesiz ki Rabbimiz’i memnun edecek amellerden biri de her durumda kulunun O’nu hatırlamasıdır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım.”[4], “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!”[5] gibi ayetlerle dua ve zikrin önemini vurgulamıştır. Hayatımızın her safhasında bize rehberlik eden Sirac-ı Münir Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Rabbimiz’i anmak ve O’na dua etmek hususunda da biz ümmetine bir ışık olmuştur. O, (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Müslümanın bir gününde karşılaşabileceği her durumda, ne şekilde Rabbini zikredeceğini ve hangi duaları edebileceğini ümmetine göstermiştir.

Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatını kendine menhec edinmiş olan İmam Nevevî, Müslümanlara bu yolu en açık şekilde göstermek, Nebevî pınarın rahmetinden ümmetin de faydalanmasını sağlamak için çeşitli eserler telif etmiştir. Bu eserlerin en meşhurlarından biri olan el-Ezkâr bir Müslümanın yirmi dört saat içerisinde karşılaşabileceği her türlü olay, durum ve ibadetleri göz önüne alarak Fahr-i Cihan Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaptığı dua ve zikirlerin toplanarak bir araya getirilmesinden oluşmuştur.

İmam Nevevî, h. 665/m.1266 yılında kalemi aldığı bu esere, Buhârî ve Müslim’in Sahih’leri ve Tirmizî ve Nesâî’nin Sünen’lerinden hadisler almıştır. Bunların yanında yine çeşitli bazı meşhur hadis kitaplarından, müsnedlerinden hadisler nakletmiştir. Ancak eseri daha kullanışlı kılmak ve hacmini büyütmemek için hadislerin senedlerini zikretmemiştir.[6] Eser, on dokuz bölüm ve 356 babdan oluşmaktadır. Zikrettiğimiz gibi eserde Müslümanın karşılaşabileceği günlük hayattaki çeşitli olaylar, davranışlar, ibadetler, cihad, sefer, evlenme gibi olaylarda yapılması uygun olan dua, zikir ve belli hükmî kaideler ve hadis açıklamaları verilmiştir. Müminlerin hayatını sünnetle aydınlatmayı kendisine düstûr edinmiş olan İmam Nevevî, eserinin sonunda İslâm’ın temeli kabul ettiği ve “medâr-ı İslâm” olarak adlandırdığı otuz hadis-i şerifi zikretmiştir. Ümmet coğrafyasında ve âlimler arasında rağbet gören bu meşhur eserde genellikle Buhârî ve Müslim’in Sahih’leri hariç hadislerin başında, bazen de sonunda kaynakları ve sağlamlık dereceleri kaydedilmiştir.[7]

Zehebî, İbn Kesir gibi âlimlerin övgülerini alan bu eser, zikir ve duaları içeren eserlerin en güzeli olarak anılmıştır. Öyle ki İslâm büyüklerinin “Evi sat, ezkâr al.” sözleri bu eserin bir insan için temel ihtiyaç olan barınma ihtiyacından dahi mühim olduğunu haizdir. Nasıl ki bir barınak insanı tehlikelerden, soğuktan, sıcaktan ve çeşitli durumlardan korursa, ayet ve hadislerden anladığımız üzere zikir ve dualar da mümini maddî manevî zararlardan korur ve felaha erdirir.

el-Ezkâr üzerinde âlimler çeşitli çalışmalar yapmışlardır. Bunlardan bazıları;

  • İbn Allân es-Sıddîkī’ninel-Fütûḥâtü’r-rabbâniyye ʿale’l-Eẕkâri’n-neveviyye’si: el-Ezkâr’ın şerhidir.

2- Takıyyüddin İbn Teymiyye’nin el-Kelimü’ṭ-ṭayyib’i: el-Ezkâr’ın günümüze kadar ulaşmış olan ihtisarıdır.

3-Muhammed Ali es-Sâbûnî’nin Münteḳa’l-muḫtâr fî Kitâbi’l-Eẕkâr’ı: Eserden yaptığı seçmelerle yayımladığı bir eserdir.

Eserin çeşitli yayınevleri tarafından Türkçe tercümesi de yapılmıştır. En geniş tercümesi, hadislerin çeşitli açıklamalarıyla verildiği Tahlil Yayınları tarafından basılan Prof. Dr. Yaşar Kandemir’in tercüme ve şerhidir.

[1] İmam Nevevî, el-Ezkâr, ter. Yaşar Kandemir, İstanbul: Tahlil Yayınları, 2020, I/25.

[2] “Nevevî”, TDV İslâm Ansiklopedisi

[3] Nevevî”, TDV İslâm Ansiklopedisi

[4] Bakara Suresi,152. ayet

[5] Furkân Suresi, 77. ayet

[6] İmam Nevevî, el-Ezkâr, ter. Yaşar Kandemir, I. Cilt/25

[7] “el-Ezkâr”, TDV İslâm Ansiklopedisi

İlginizi Çekebilir

İlginizi Çekebilir