Edebiyat Yazıları
Yûnus Gibi Sevmek
Hatice Hilal Gülenay
Yûnus Emre diye bilinse de, ondan daha ziyâde ona Âşık Yûnus derler. İsminden önce aşkıyla bilinir. Öyle bir aşk ki, onu avam halkın arasından...
Edebiyat Yazıları
Mekânın Sesi; Sesin Mekânı
Sümeyra Güler
Bir sonbahar günü Beyazıt Cami’inden gök kubbeyi dolduran ezan-ı Muhammedî yankılanırken yan masada huşu ile Allah’ın davetini dinleyen Büyük Doğu’nun sahibine ilişiyor gözleriniz. Çayınızı...
Edebiyat Yazıları
Makamların Dili
Betül Erol
Müzik, tüm beşeri sanatların içinde belki en eskisi ve en güçlüsüdür. İbni Sina'ya göre, birbirleriyle uyumlu olup olmadığı yönünden sesleri araştıran riyazî bir ilimdir...
Edebiyat Yazıları
Var Mısın?
Esra Ekin
İnancı -mış gibi olan bir devrin içinde,
Bir bebeğin dünyaya gelirkenki ağlayışıdır, hayat emaresi!
Gelenekselleşmiş ritüellerin anlamsızlık çıkmazında,
Bir solucanın ilmek ilmek ördüğü ve içinde kaybolduğu kozasının...
Edebiyat Yazıları
İki Dünya Bir Terapi
Ayşenur Gürbüz
Doğumla beraber ahiretten taşınan her insan belli bir süreliğine, zemini hakkında pek de bilgi sahibi olmadığı dünyada farklı unsurlardan oluşan malzemeleri çeşitli zamanlarda kullanarak...
Edebiyat Yazıları
Ruhtan Bedene Bedenden Ruha Bir Yol
Dilek Uysal
"Bil ki ruhlar okyanus, bedenler köpüklerdir." Hz. Mevlânâ
İnsanın dünya sahnesinde varoluş süreci başladığından itibaren ihtiyaçlar hiyerarşisinde yeme-içmesi mühim bir konuma hâizdir. Kişinin hayatını idâme...
Edebiyat Yazıları
Bir Medeniyetin Anahtarı Osmanlı Türkçesi
Hatice Gülenay
“Cihân-ârâ cihân içredür ârâyı bilmezler
Ol mâhiler ki deryâ içredür, deryâyı bilmezler
Harâbat ehline dûzah azâbın anma ey zâhid
Ki bunlar ibni vakt oldu...
Edebiyat Yazıları
Önemini Yaşadığı Mekândan Alan Şair, Mihri Hatun
Ehliman Simitçioğlu
Bilinen bir gerçek olsa gerek, kişinin bulunduğu mekânla özdeş olması. İçerdiği anlam itibariyle “yer, mahal, durulan yer” anlamlarına gelen mekân, aynı zamanda içinde var...
Edebiyat Yazıları
Ah Mine’l Aşk
Şevval Sarıtan
Ne gelmişse aşktan gelmiş başa; ne yaşanmışsa aşktan...
Rabbimizin “خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ’’ buyruğunu yalnızca ‘’O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır.” diye tercüme etmekle...
Edebiyat Yazıları
Allah’a Giden Yol Gönülden Geçer Yeter Ki Sen Yola Çık, Yol Sana Görünür
Ehliman Simitçioğlu
Yolculuk var, planlanarak hedefi belli edilen ve zahmet çekilmeden o hedefe ulaşılan; yolculuk var, gönlün hevesini kendine yelken yapan, aklın dümeniyle menzile varmaya çalışan....
Edebiyat Yazıları
Yol/Cu/Daş
Ayşenur Gürbüz
Yol kelimesi ile her rastlaştığımda gözümün önünde bir an canlanır. Topraklı, iki tarafı boyunca yeşillikler ve taşlar olan ara ara çiçeklerin ve evlerin eşlik...
Edebiyat Yazıları
Seyyâle
Senem Duran
Bir kervan geçti yoldan
İçinde sürre alayları.
Yol bilmem iz bilmem
Çıktık bir yola
Niyet ettim madem.
Düştüm kervan peşine
Teçhizatlı değilim
Malumatım da...
Edebiyat Yazıları
İyilik Eden, İyilik Bulur
Senem Duran
“İyilik edenleri herkes sever. Bu yüzden, onlar da başkalarından iyilik görürler hep.”
Bir kartal, tuzağa düşmüş bir gün. Bir ağa yakalanmış. Çırpınmış, uğraşmış kurtulmak için...
Edebiyat Yazıları
Ayn-ı Ömür
Senem Duran
Kulağım sağır,
Dilim lâl,
Kalbim âmâ.
Her anın içinde var olan yazgının peşindeyim
Olmamış olanların,
Oldurulmamışların
Hepsini bir kanatta toplayıp
Yeniden umuda yelken açıyorum.
Düştüğüm yerden bir daha düşmeye ant içmiş gibi
Delicesine...
Edebiyat Yazıları
Kare Boşluklar
Ayşenur Gürbüz
Yeni zamanların birinde, yakın şehirlerde bir yerde yaşayan genç bir kızın hikâyesinden bahsetmek istiyorum. Her şey on yedi yaşında hayatını yoluna koyamadığını, kalabalık bir...
Edebiyat Yazıları
Çocukluğumla Göz Göze Geldim
Ayşenur Gürbüz
Yürüyor, dalgın. Ayakkabısının ucunda bir kozalak… İlerledikçe, ayakkabısının ucuyla kozalağa vuruyordu. Kozalak yuvarlanıyor, o yürümeye devam ediyordu. Derken kozalak yorulup kaldı kaldırımın kenarında. Artık...
