Bitkilerin, gökyüzünün, gezegenlerin ve dahası evrendeki çeşit çeşit varlığın verdiği ortak mesajdır bir olan yaratıcının varlığı. Evrendeki her şey O’na işaret eder. Bu evrenin bir yaratıcısı vardır ve O birdir, tektir. Bir olan O yaratıcının yaratılmışlara işlediği sır ise birliktir. Birlik… Evrendeki her zerreye işlenmiş şifre…
Her insan zatı itibari ile birdir, biriciktir. Bir anne babadan dünyaya gelir. Bir akla, bir kalbe, bir ruha sahiptir. Bu birlik insanlara belli mesajlar vermektedir.
Kulların çokluklarında da birlik vardır. Örneğin namaz kılacak otuz kişi toplanıp “bir” cemaat oluştururlar. Artık namaz kılan otuz kişi değil, bir cemaat vardır. İnsanın vücudundaki onlarca organın hayatiyeti “bir” ruha bağlıdır. Dünyadaki milyarlarca insan “bir” kıbleye dönerek namaz kılarlar, hepsinin yönü “bir”dir. Peki, evrendeki ve dini yaşayıştaki bu birlik bize hangi mesajı vermektedir?
ÜMMET OLMAK
Allah Teâlâ birlik olup ümmet olmamızı istemektedir. Ümmet olma bilinci Rabbimizin “bir” oluşundan neşet eden bir düşüncedir. Çünkü ilk insandan günümüze kadar varlığa gelmiş her şey bir olan Zat’ın fiili ile meydana gelmiştir.
Her insan zatı itibari ile biriciktir ancak bu, insanın sosyal yaşamında da biricikliği istediği anlamına gelmemektedir. Tek başına kalan insanın derdi büyük, kendini bir topluluğa ait hisseden insanın ise derdi küçük olur. Dert yine aynı derttir ama mümin bir insan kardeşinin derdini üstlenir, yol gösterir, yükünü hafifletir. Ümmet olmanın en güzel yanı belki de buradadır. Kendini yalnız hissetmemek, kendisiyle aynı inanca sahip milyonlarca insanın olduğunu bilmek kişiye müthiş bir motivasyon sağlar. Bu yüzden denilebilir ki “bir/biz” olmak insana ruhsal açıdan iyi gelen bir şeydir. Birlik olmanın verdiği huzur cemaatle kılınan namazlarda, bayramlarda, topluca yapılan hac ibadetinde, bir araya geldiğimiz kandil günlerinde ortaya çıkmaktadır. O anlara yansıyan manevî hava bu birlik ve beraberliğin eseridir.
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücudun azaları gibidir. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” ( Buharî, “Edeb”, 27; Müslim, “Birr”, 66) buyurmuştur. Burada Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Müslümanların tek bir vücut gibi olmaları gerektiğine işaret etmiştir. Bir olmak aynı sevinci, aynı acıyı yaşamak demektir. Mümin, kardeşinin başına gelen güzel olayda kendi başına gelmiş gibi sevinmeli, derdini ise kendi derdi bilmelidir. Yanı başında zulme uğrayan kardeşinin durumuna sessiz kalan, “biz” halkasına dâhil olamamış, ümmet aidiyeti oluşturamamış demektir. Biz olmak, birlik olmak ümmete aidiyet hissetmektir.
BİRLİK OLMAK
Ümmet olmak, bir insanın aynı kandan aynı candan olmayan birine “kardeşim” demesidir. İnsanın aynı değer ve inanç yargılarına sahip olduğunu bildiği mümin kardeşleriyle hareket etmesi, gerek maddî gerek manevî olarak kendisini güçlü hissetmesi demektir. İman, insanları bir araya toplayan bir hakikatten beslenmektedir. Allah Teâlâ’nın kitabında “Ey insanlar!”, “Ey iman edenler!” diye hitap etmesi hep bu gerçeğe bizleri yönlendirmektedir. Yine “Birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık.” (Hucurat Suresi 13) ayet-i kerimesi de insana aynı hakikati söylemektedir: Birlik olmak.
İnsanın birlik olmaya ihtiyacı vardır. Hakiki birlik yalnızca Allah’a (Celle Celaluhu) mahsustur. İnsan başkalarına ihtiyaç duyarken Allah Teâlâ bundan münezzehtir. Allah (Celle Celaluhu), kudreti ile her şeyi tek olarak yapmaya muktedirdir, ancak biz kulları bu konuda aciziz. Bize iyi gelecek olan tek olmak değil, birlik olmaktır.
Birlik olmaktan maksat insanın kendi benliğinden vazgeçip, kendisini tamamen bir topluluğa adaması değildir. Herkes bir olacak, ancak bu birler birlik oluşturacaktır. Herkesin hayatı, inancı, ilkeleri, ideolojileri bireyseldir. Bunları insanın kendisi birey olarak yaşar ve uygular. Ancak insanları birlik hâline getiren bunların kesişmeleridir. Ümmet dediğimiz olgu da aynı inanç ilkeleri ve ideolojileri olan insanların oluşturduğu birliktir.
Birlik olmanın ne hissettirdiğini günümüzde acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. İçimizde dinmeyen bir hüzün ve acı var. Bu, bir olmaktan kaynaklanmaktadır. Hiç görmediğimiz tanımadığımız birileri için üzülüyoruz, uykularımız kaçıyor, yediğimiz yemekten, yattığımız yatağımızdan utanıyoruz. Çünkü onlardan ayrı değiliz. Biz, bir ümmetiz. Bir olan Allah’ın farklı topraklarda yaşayan, ayrı bedenler içinde aynı ruha sahip olan kullarıyız. Hepimiz O’nun kudretinin eseriyiz; ne kadar ayrı olabiliriz ki?
Aynı Rabbe, aynı kitaba ve aynı peygambere inanan kardeşlerimizle cennette de birlik olabilmek duasıyla…