Salı, Mart 31, 2026

Elastik Mermiler

Betül Erol
Marmara Üniversitesi-Türk Dili ve Edebiyatı

Paylaş

Boşluğuma gelmiş olmalıyım,

Yoksa kesin gülerdim

tüm bu olanlara.

Demek hiç kalmamış güleceğim,

komşudan mı istemeli?

Ama ne zaman ki

annemle göz göze gelsem

umut tarlama taze bereketler doğuyor.

Yazgımda varmış hasarlı bir oyuncak olmak

-tamirci görmek istemem ki.

Biraz öfke, birkaç kayboluş,

gizli enkazlar ve gösterişli mutluluklar

bir araya gelince bir insan ediyor:

ne muazzam kusurluluk…

Ölenlerin ruhuna Fatiha yerine

alkış yolluyorlar artık.

Şimdi doğru oturup doğru konuşalım -lütfen

Kim ışıkta uyumayı sever ki?

Allah rahatlık versin canım

Toprağın üstündekileri nasıl taşıdığına

şaşmamak gerek.

Bizi, hepimizi

asla mecaz yapmam sevdiklerimiz

ayakta tutuyor.

Yaşamak için eşyaya ihtiyaç var,

eşya için yaşamaya.

Anlamını yitirmiş bir döngü içinde

varamamaya koşuyoruz.

Kıyıya vurmuş bir balina kadar bedbahtız ama

yüzmeyi de bildiğimiz yok.

Günlere bitirmek adına başlayınca

yelkovanla birbirimizi anlamıyoruz hiç.

Eskiden bir saka kuşumuz vardı,

insanlardan çok korkardı.

Ben de korkuyordum ama diyemedim

Bir gün o kadar korktu ki

kalbi durdu.

-benimki durmadı-

Unuttuğumuz bir şey daha varmış:

Ağacın dalını kırmak da günah

onu çok fazla sulamak da.

Sevgi de öldürürmüş

öldüğü kadar.

Sevgili dünya,

Buzullarınızda mümkün mü bilmiyorum

kafayı üşütmemek ama

Siz sevin yağmurları

benim vicdanımın romatizması var.

Küçük bir çocuk üç gün yol alıp ulaşıyor kuyuya,

kuyudaki su, çocuktan bile pis,

suyu alıp köyüne dönecek tam tamına üç günde

ve biz buna bir gecemizi bile ayırıp ağlamadık.

-Bu tür mermiler kimseyi acıtmıyor

plastik mi acaba?

Ruhumu bir yansımadan görürüm bazen:

silik ama orada

Orada ama silik, böylece

başka kimse görmüyor.

Bir tahtam eksikse kızmayın,

yoksulluktan hep.

Rüyalarımın birinde bir buluta dokunup

yumuşacık olmadığını fark edeceğim diye

ödüm kopuyor.

Göz görmeyince

gönlün nelere katlanabileceğini

-en fazla sekiz kere olabilir diyorlar kimse

sormamış körlere.

Acının kokusunu nereden biliyorum.

Fesleğenimi okşamadığım günler

daha bir kesifleşiyor.

Mesela diyelim ben bir dikensem,

herkesin böyle çiçek mi olması gerekirdi?

-çiçek olun çocuklar-

Herkes sussun

sivrilecek yüreğim biraz

Bin ah işitmemek için dokunulmayan

bir kaktüs gibiyim.

İlginizi Çekebilir

İlginizi Çekebilir