Pazar, Nisan 6, 2025

El-Alîm

Rumeysa İnan
Kastamonu Üniversitesi-İlahiyat

Paylaş

Sözlük anlamı: Bir şeyi gerçek mahiyetiyle bilmek, hakikatini idrak etmek manasındaki ilm kökünden türemiş mübalağalı bir sıfattır.

İlim Allah’ın zatına nispet edildiğinde, “Allah’ın gerek duyular âlemine gerek duyu ötesine ait bütün nesneleri ve olayları bilmesi” diye tanımlanabilir. Allah’ın “alîm” ismi ise “zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük büyük, gizli açık, canlı cansız her şeyi en mükemmel şekilde bilen” manasına gelir.

Gazzalî, el-Alîm ismini açıklarken, bildiği şeyler ne kadar çok olursa olsun nihayetinde insanın bilgisinin kalpte bulunduğunu, dolayısıyla sonsuz bilgiyi kuşatamayacağını, insanın bilgisi ne kadar açık ve belirgin olursa olsun malumatı ancak göründüğü şekliyle içerebileceğini ve eşyanın arkasındaki hakikate nüfuz edemeyeceğini söyleyerek, Allah’ın bilgisinin eşyanın bütün boyutlarını kuşattığını vurgular. Bu açıdan el-Alîm ismi Allah’ın, insanın bilgisine ârız olabilen her türlü eksiklikten uzak bir şekilde bildiğini ifade eden ve böylelikle de Allah ile insan arasında mutlak ayırım ortaya koyan bir nitelik taşır.

Dua

Ya Alîm! Senin için bilmenin başı yoktur, ben ancak sonradan bilirim. Sen’in bilmediğin bir an yoktur, ben ancak bazen bilirim. Sen, açık edip söylediğimi de bilirsin. Sen, susup kendime sakladığımı da bilirsin. Unutup kendimden sakladığımı da bilirsin. Kendi kuyularıma aklımın iplerini salarım. Kendime aklım ermez. Sen, beni benden çok bilensin. Kalbimin kuytularında el yordamıyla dolaşırım. Kendime kendim yetmez; Sen, bana benden çok sırdaşsın. Bildiğimi bilenlerden eyle beni, bilmediğimi de bilenlerden eyle beni. Sana malum olan ayıp ve kusurlarımla utandırma beni.

İlginizi Çekebilir

İlginizi Çekebilir