Pazar, Kasım 30, 2025

Anormal Demeden Önce

Hatice Rumeysa Işık
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi-Klinik Psikoloji

Paylaş

Zaman zaman insanlar hakkında düşünürken “bu normal biri”, “bunda bir anormallik var” gibi değerlendirmeler yaparız. Peki, psikolojide normal, anormal ayrımı nasıl yapılıyor, daha önce hiç düşündük mü? Onca insan, onca kültür tek bir psikolojinin içinde nasıl değerlendiriliyor? Gelin birlikte bir göz atalım.

ANORMAL PSİKOLOJİ

“Gkkuaında mor izginin bitip turuncu izginin baladıı yere çizgi çizebilir misiniz? Renk­lerin farkını net olarak görebi­liyoruz ama birinden diğerine geçiştam olarak nerede meydana geliyor? İşte akıllılık ve delilik de böyledir.” diye ifade ediyor Herman Melville Psikolojide anor­malliği tanımlamanın zorluğunu. Hiçbir zaman tam olarak belirle­yemeyeceğimiz bir alanı mecburen çeşitli indirgemelerle anlamaya çalışma çabasını…

Psikolojide anormallik kav­ramını incelemeye başlamadan önce normal ve anormal dediğimiz kavramların tanımına bir bakalım. Normal kavramı TDK’da “kurala

uygun, alıılagelen, olaan, dzgl, aırılıı olmayan, uy­gun”; anormal kavramı ise “genel olana, alıılmıa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz” olarak ifade edilmektedir. Her iki kelimenin de kendisinden köken aldığı norm kavramı ise “yargıla­ma ve değerlendirmenin kendisi­ne göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü” şeklinde tanımlanmaktadır. Tanımlardan yola çıktığımızda psikolojinin bir norm belirleyip bu normdan sapan durumlara “anormal” diyeceği sonucuna kolaylıkla varabiliriz. Peki, ya normu belir­lemek? O da bu kadar kolay mı dersiniz? Cevap elbette hayır. Bu soruların cevabı için psikolojinin zihinsel sorunlarını (Psikopatolo­ji) inceleyen alan olan “Anormal Psikoloji”ye başvuruyoruz. Orada da bizi tek bir cevap karşılamıyor hiç şüphesiz. Öncelikle burada, anormallik kavramının yerini “Psikopatoloji” kavramının aldı­ğını görüyoruz. “Anormal psiko­lojik durumlar (psikopatoloji) nedir?” diye sorduğumuzda beş farklı tanımının olabileceğini öğ­reniyoruz.

  1. İstatistiksel Sapma Ola­rak Psikopatoloji: Bu yaklaşım­da belli ölçüm araçlarıyla bir top­lumun normu belirleniyor ve bu normdan sapan kişiler “anormal” olarak değerlendiriliyor. Örneğin, belli bir ölçekte Türkiye’nin dep­resyon ortalama puanı 10 ise 10 üzerinde puan alan bireyler depre­sif olarak değerlendiriliyor.
  2. Uyumsuz (İşlevsiz) Bir Davranış Olarak Psikopato­loji: Kişinin davranışları zorluk­larla başa çıkmasına, stresle başa çıkmasına ve hedeflerine ulaş­masına yardımcı olmuyor aksine zorlaştırıyorsa bu durumda bu davranışlar anormal olarak değer­lendiriliyor. Örneğin, normal bir davranış olan temizliğin, günün 10 saatini almaya başladığında anormalleşmeye başlaması gibi.
  3. Öznel Sıkıntı ve Yeter­sizlik Olarak Psikopatoloji: Bu yaklaşımda bireyin içinde bulunduğu zihinsel durumdan hoşnut olmaması söz konusudur. Örneğin, kaygı düzeyi normdan sapmamış ya da kişiyi işlevsizleş­tirmiyor fakat kişi bu durumdan rahatsız ve değişmesini istiyor.
  4. Sosyal Sapma Olarak Psikopatoloji: Sosyal veya kül­türel normlardan sapan davranış­lar psikopatolojik olarak değer­lendirilmektedir. Mesela, bireyci, özgüvenli, girişken olmayı norm olarak kabul eden bir toplumda mütevazı, diğergâm, çekingen birinin anormal olması gibi.
  5. Özkontrol ve Özdü­zenleme Eksikliği Olarak Psikopatoloji: Bu bakış açısına göre bireyler kendilerine zarar verdiklerinin farkında değillerdir. Dolayısıyla ruh sağlığı uzmanları tarafından anormal olarak değer­lendirilirler.

Özetle bir psikolojik durumu anormal olarak nitelendirebil­memiz için ya istatiksel olarak sapmış ya işlevsiz bırakan ya da kişinin hoşnutsuz olduğu ya top­lum tarafından uygun görülme­yen ya da ruh sağlığı uzmanları tarafından anormal olarak değer­lendirilen bir durumun olması ge­rektiğini söyleyebiliriz. Anormal psikolojik durumlar noktasında çok yönlü bir kısmi mutabakata vardığımızı kabul ederek yolumu­za devam edelim. Peki, anormal psikolojik durumlar nelerdir? Bu sorunun cevabını ararken karşı­mıza iki temel referans çıkmakta­dır: Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından hazırlanan Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM) ve Dünya Sağ­lık Örgütütarafından hazırlanan International Classification of Diseases (ICD). Bu kitaplarda anormal psikolojik durumlar, Amerikan Psikiyatri Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ufak farklılıklara, “belirtilere” göre sınıflandırılmakta ve psiko­patoloji tanıları bu kitaplardaki tanı kriterlerine göre konulmak­tadır. Tanılar arasında Nöroge­lişimsel Bozukluklar, Şizofreni Açılımı Kapsamında ve Psikozla Giden Diğer Bozukluklar, İkiuçlu (Bipolar) ve likili Bozukluklar, Depresyon Bozuklukları, Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları, Ta­kıntı-Zorlantı Bozukluu (Obse­sif-Kompulsif Bozukluk) ve İlişkili Bozukluklar, Örselenme(Travma) ve Tetikleyici Etken (Stresör) ile lişkili Bozukluklar, Çözülme (Dissosiyasyon) Bozuklukları, Bedensel Belirti Bozuklukları ve İlişkili Bozukluklar, Beslenme ve Yeme Bozuklukları, Dışa Atım Bozuklukları, Uyku-Uyanıklık Bozuklukları, Cinsel İşlev Bozuk­lukları, Cinsel Kimliinden Ya­kınma (Honut Olmama), Yıkıcı Bozukluklar, Dürtü Denetimi ve Davranım Bozuklukları, Madde ile İlişkili Bozukluklar ve Bağım­lılık Bozuklukları, Nörobilişsel Bozukluklar, Kişilik Bozuklukları ve Cinsel Sapkınlık (Parafili) Bo­zuklukları bulunmaktadır.

Peki, tüm bu anormal durum­lar neden oluşur? Ne dersiniz, burada tek bir cevap bulabilir miyiz? Hayır dediğinizi duyar gi­biyim. Bu sefer cevapları psikoloji kuramlarından alıyoruz. Örneğin, psikodinamik kuram, psikopato­lojiyi bilinçdışında çözülmemişçatışmalarla açıklarken davranışçı yaklaşım bunu öğrenmelerle açık­lar. Kurama göre psikopatoloji klasik koşullanma, edimsel koşul­lanma ve taklit yoluyla gerçekleşir. Bu noktada bilişsel-davranışçı yaklaşım düşüncelerin gerçeğe uygun, rasyonel olmamasını sebep olarak ortaya koyar. Varoluş­çu-hümanist yaklaşımlar ise ken­dini gerçekleştirmenin engellen­mesi; biyolojik-tıpsal yaklaşım ise psikopatolojinin genetik kalıtım ve biyokimyasal maddelere bağlı olarak ortaya çıktığını vurgular. Kültürlerarası yaklaşım da psiko­patolojinin oluşumunda kültürden kültüre farklılaşan etkenleri ince­lemektedir. Dolayısıyla anormal kavramının tanımlanmasında normun belirleyiciliğini ve bağ­lamdan bağlama değişebileceğini göz önünde bulundurduğumuzda kültürlerarası farkların önemi yadsınamaz hâle gelmektedir.

Bu bağlamda acaba İslâm düşüncesinde anormalliğe bakış nasıldır? “Anormalliğin farklı görünümleri ve sebepleri olabi­lir mi?” sorusu bizi Taha Burak Toprak’ın İslâm Düşüncesinde Psikoloji/İlmu’n Nefs Gelenekleri ayrımına götürmektedir.

İLMU’N NEFS GELENEKLERİ AÇISINDAN ANORMAL PSİKOLOJİK DURUMLAR

Burak Toprak, İlmu’n Nefs geleneklerini tablodaki gibi Tıbbi, Felsefi, Sufi ve Âlim (Müceddid) geleneği olarak dörde ayırmıştır. Tıbbi geleneğin odağında beden vardır. Dolayısıyla anormal psiko­lojik durumların bedendeki belli sıvıların dengesizliğinden kaynak­landığı öne sürülmektedir. Felsefi geleneğin odak noktasında zihin vardır. Bu geleneğe göre anormal psikolojik durumlar kişinin aklın yasalarına uygun düşünüp yaşa­mamasından kaynaklanmaktadır. Sufi geleneğin odak noktasında kalp ve ruh vardır. Bu gelenek anormal psikolojik durumları kal­bin yaraları olarak tanımlamakta ve bunun, kulun Allah’tan uzak­laşmasından kaynaklandığını vur­gulamaktadır. Âlim (Müceddid) geleneğinin odak noktasında ise beden, zihin, kalp ve ruh vardır. Bu geleneğe göre anormal psiko­lojik durumlar ilgili sebeplerin hepsinden kaynaklanabilir.

Sonuç olarak psikolojide “anormal” dediğimizde Herman Melville’nin ifadesiyle hem çok belirgin hem bir o kadar belirsiz bir alanla karşı karşıya kaldığı­mızı görüyoruz. Kavramı anlama çabaları bizi ortak bir tanımdan öte çeşitli bakış açılarına götü­rüyor. Hâl böyle olunca kültür­lerarası duyarlılığın önemi daha da belirginleşiyor. Bu bağlamda İslâm düşünce geleneklerinin Müslümanlar için din-maneviyat, kalp-ruh kavramlarını gündeme getirmiş olması anormal kavra­mını yeniden düşünmeye bizi zorluyor. Şimdi biz kime anormal diyeceğiz? Gelin hep birlikte yeni­den düşünelim!1

1 Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan faydalanılmıştır.

“Akıl Arıza Yaptığında ve Normalliğin Sınırları” Yener Özen ve Atakan Yiğit (2022)

“Anormal Kavramına Ruh Sağlığı Üzerinden Bir Bakış” Yener Özen ve Oğuzhan Taşdemir (2022)

“Abnormal Psychology” Thoman F. Oltmanns ve Robert E. Emery (2012)

“Psikolojiye Giriş” Rod Plotnik (2009)

“İslâm Düşüncesinde Psikoloji: Sağlam Temeller Yeni Ufuklar” Taha Burak Toprak (2021)

İlginizi Çekebilir

İlginizi Çekebilir