Çarşamba, Şubat 4, 2026

Ahlakın Kullanım Kılavuzu: Hilyetü’l-Evliyâ

Merve Kara
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi-Tasavvuf Anabilim Dalı

Paylaş

Din, ilahî kanunlar manzumesi olması bakımından her ne kadar teorik bir boyut içerse de, kul için bu buyrukların anlam kazanması ancak pratikte amel edilmesiyle mümkündür. Kurtuluş da bu noktada, ilahî emirlerin hayata geçirilmesiyle gerçekleşir. Bu açıdan İslam dini, hem teorik hem de pratik boyutu farklı oranlarda ihtiva eden muhtelif ilimleri bünyesinde barındırmıştır. Bu dinî ilimler içerisinde amel boyutunu en fazla önceleyen alan tasavvuftur. Tasavvuf, şeriatın sınırları içerisinde kulun fiilî amellerine kalbin amellerinin de ihlâs ile nasıl dâhil olacağı problematiğini kendisine konu edinmiştir. Bu minvalde tasavvuf, kulun kemale erme sürecini merkeze alan bir ahlâklanma teorisi ortaya koymuştur. Ancak bu ahlâklanma teorisi, salt kavramsal bir çerçeveyle sınırlı değildir. Tasavvuf, ahlâkın teoriden ziyade kişiden kişiye hâl ile sirayet edeceğini kabul eder. Bu sebeple hâl ilminin, tecrübe yoluyla şeyhten müride aktarılacağını bir ön kabul olarak ifade eder. Seyr u sülûk ile bu manevî hâlin sistematize edilmesinin yanı sıra, bu sürecin pratik tezahürünü göstermek amacıyla tabakât literatürü oluşturulmuştur. Tabakât literatüründe tasavvufun önde gelen şahsiyetlerinin ahvâli detaylı biçimde ele alınmış, böylece onların ahlâkının eylemsel şemâili tasvir edilmiştir. Tasavvuf tabakâtının en erken ve en detaylı örneklerinden biri de Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Hilyetü’l-Evliyâ adlı eseridir.

Bu anlayışın tarih boyunca en somut karşılıklarından biri, Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin kaleme aldığı Hilyetü’l-Evliyâ adlı eserdir. İsfahânî, hicrî beşinci yüzyılda, tasavvufun kurumsallaştığı ve klasik eserlerinin telif edildiği bir dönemde yaşamıştır. Bu dönemin bir ürünü olarak Hilyetü’l-Evliyâ, oldukça kapsamlı bir eser olup on iki ciltlik bir tasavvuf tabakâtı niteliği taşır. Müellif, eserine sahabe ve tâbiûnun önde gelen zâhidleriyle başlamış, kendi dönemine kadar yaşamış sûfîlerin hâl ve davranışlarını örnekler üzerinden aktarmıştır. Tasavvufun teorik çerçevesinin büyük ölçüde oluştuğu bir dönemde kaleme alınması sebebiyle, daha önce sözlü rivayetler hâlinde aktarılan pek çok şahsiyet ve bilgi bu eserde ilk defa sistemli bir şekilde yer bulmuştur. Bu durum, Hilyetü’l-Evliyâ’yı yalnızca biyografik bir derleme olmaktan çıkararak, tasavvuf tarihinin erken dönemlerine dair yekpare ve bütüncül bir kaynak hâline getirmiştir.

Literatürdeki öneminin yanı sıra Hilyetü’l-Evliyâ, İslam dünyasının ahlâk önderlerinin tutumlarını ve hayata bakışlarını yansıtması bakımından, günümüz için de İslam ahlâkının somut bir örneğini sunar. Bu yönüyle eser, İslam ahlâkının hangi şartlar altında ve nasıl yaşandığını gösteren canlı bir tecrübe aktarımı olarak değerlendirilebilir. Eserin İslam toplumu açısından en dikkat çekici yönü ise, ahlâkın ulaşılması zor bir ideal değil, yaşanabilir ve somut bir hâl olduğunu göstermesidir. Ahlâkın çoğu zaman ilkeler düzeyinde ele alındığı ve gündelik hayattan koparıldığı günümüzde, imanla bütünleşmiş bir ahlâk tasavvuruna duyulan ihtiyaç açıktır. Hilyetü’l-Evliyâ, bu imkânın farklı şahsiyetler üzerinden nasıl gerçekleştiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Eserde ahlâkın şahsiyetler üzerinden ele alınmasının bir diğer önemli sonucu, okura sağladığı okuma kolaylığıdır. Hilyetü’l-Evliyâ, her bir şahsiyetin düşünce ve ahlâk dünyasının ayrı ayrı ele alınması sayesinde, parça parça okunmaya elverişli bir yapı sunar. Bu yönüyle eser, günlük okuma rutinine dâhil edilmeye müsaittir ve modern hayatın yoğunluğu içinde okura düşünerek ilerleyebileceği bir alan açar.

Bu açılardan Hilye, geçmişte yaşamış sufilerin hayatını anlatan tarihin tozlu raflarında kalmış bir eser olmaktan ziyade, ahlakın insan üzerinde nasıl inşa edileceğinin pratik boyutunu işleyen bir İslam klasiğidir. Ahlakın tanımlarla değil, yaşanmış hallerle anlaşılabileceğini bizlere hatırlatan bu eser, okuyucuyu bir yönelişe davet eder. Bu açıdan okura kendi hayatını ve ahlakını düşünmeye bir fırsat sunar. Okuma açısından da şahsiyetlerle bölümlendirilmiş olması büyük bir kolaylık sağlar. Bu sebeple Hilye, İslam ahlakını yaşamak isteyenler için hem okunup hem de üzerine düşünülmeyi gerektiren uzun soluklu bir başucu başyapıtıdır.

İlginizi Çekebilir

İlginizi Çekebilir